İzmir İdari Dava Avukatı: İptal ve Tam Yargı Davaları

İzmir'de idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklarda vekillik veriyoruz; iptal ve tam yargı davaları idare mahkemeleri ile Danıştay önünde yürütülür.

İzmir İdari Dava Avukatı: İptal ve Tam Yargı Davaları

İzmir İdari Dava Avukatı: Hizmet Kapsamımız

Hukuk büromuz, idarenin işlem ve eylemlerinden doğan uyuşmazlıklarda vekillik ve danışmanlık yapar. Bu alandaki dosyaların ortak yanı, karşı tarafın bir kamu kurumu olması ve sürecin katı sürelere bağlanmış olmasıdır. Bir belediye kararı, valilik işlemi, üniversite kararı ya da bakanlık yazısı elinize ulaştığında dava açma süresi çoğu zaman o gün işlemeye başlar.

Temsil; İzmir idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri, İzmir Bölge İdare Mahkemesi dava daireleri ile Danıştay önünde yürütülür. Dava öncesindeki idari başvurular, yürütmenin durdurulması istemleri ve kanun yolu aşaması da bu kapsamdadır. Büronun diğer çalışma alanlarını ana sayfamızdan, İzmir genelindeki hizmet bölgelerini ise İzmir avukat sayfamızdan görebilirsiniz.

Hangi İşlerde Vekillik ve Danışmanlık Veriyoruz?

İdari uyuşmazlıklarda sonucu belirleyen unsur, çoğunlukla işlemin hangi hukuki sebebe dayandığı ve buna karşı hangi süre içinde hangi yolun seçildiğidir. Aşağıdaki işler, büronun bu alanda yürüttüğü başlıca çalışmalardır.

  • İptal davaları: Yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu ileri sürülen idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalar.
  • Tam yargı davaları: İdarenin işlem veya eyleminden doğan maddi ve manevi zararların tazmini istemi.
  • Kamu görevlilerine ilişkin uyuşmazlıklar: Disiplin cezaları, atama ve yer değiştirme işlemleri, göreve son verme kararları ve özlük haklarına ilişkin başvurular.
  • İmar ve planlama uyuşmazlıkları: İmar planlarına ve parselasyon işlemlerine karşı askı süresi içinde itiraz ve dava süreci. Bu dosyalar sık sık taşınmaz mülkiyetiyle iç içe geçer; konunun özel hukuk yönü için gayrimenkul çalışma alanımıza bakabilirsiniz.
  • Kamulaştırma ve el atma işleri: Kamulaştırma işlemine karşı açılan davalar ile kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat istemleri.
  • Ruhsat ve işletme izinleri: Ruhsat verilmemesi, iptali veya faaliyetin durdurulması kararlarına karşı başvurular.
  • İdari yaptırım kararları: İdari para cezaları ile mühürleme, kapatma ve faaliyetten men gibi yaptırımlara karşı itiraz ve dava yolu.
  • Vergi uyuşmazlıkları: Tarhiyat, ceza ihbarnamesi ve ödeme emirlerine karşı vergi mahkemesinde açılan davalar.
  • Sosyal güvenlik ve kamu alacakları: İdari nitelikteki kurum işlemlerine karşı başvurular ile kamu alacağının takibine ilişkin uyuşmazlıklar.
  • Kanun yolu aşaması: İstinaf ve temyiz dilekçelerinin hazırlanması, karar düzeltme kapsamındaki işler ve kesinleşen kararların uygulanmasının izlenmesi.

Kamu kurumunda işçi statüsünde çalışanların iş sözleşmesinden doğan alacakları idari yargıda değil, iş mahkemelerinde görülür. Bu ayrım dosyanın en başında yapılmadığında görev yönünden ret kararıyla karşılaşılır; konunun bu yönü için iş hukuku çalışma alanımıza bakabilirsiniz.

İdari Uyuşmazlıklarda Süreç Nasıl İşler?

İdari başvuru aşaması

Her dosya doğrudan dava ile başlamaz. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi, dava açma süresi içinde üst makama, üst makam yoksa işlemi yapan makama başvurulmasına imkân tanır. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur.

Başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu durumda dava açma süresi yeniden işler ve başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Uygulamada en sık görülen hata, sürenin baştan başladığının sanılmasıdır; oysa kanun geçmiş süreyi açıkça hesaba katar.

Dava dilekçesi ve ilk inceleme

Dava, mahkemeye verilen dilekçe ile açılır. Dilekçede işlemin hangi tarihte tebliğ edildiği, hangi sebeplerle hukuka aykırı görüldüğü ve talebin ne olduğu açıkça yer alır. Mahkeme dilekçeyi önce ilk inceleme aşamasında ele alır; görev ve yetki, süre aşımı, ehliyet ve idari merci tecavüzü gibi başlıklar bu aşamada denetlenir.

İlk inceleme kapısından geçmeyen bir dosyada esasa hiç girilmez. Bu nedenle dilekçenin hazırlanmasında en çok emek verilen kısım, çoğu zaman iddianın kendisi değil sürenin ve görevli yargı yerinin doğru belirlenmesidir.

Dilekçelerin karşılıklı verilmesi

İdari yargılama kural olarak yazılı usule dayanır. Dava dilekçesi idareye tebliğ edilir, idare savunmasını verir, ardından davacının cevabı ve idarenin ikinci savunması alınır. Duruşma, kanunda öngörülen parasal sınırın üzerindeki davalarda taraflardan birinin istemi üzerine yapılır; bunun dışındaki dosyalar dosya üzerinden karara bağlanır.

Bu aşamada işlemin dayanağı olan idari dosyanın mahkemeye eksiksiz gelmesi önem taşır. Kurumun gönderdiği dosya eksikse, eksik belgelerin ara kararla istenmesi talep edilir.

Karar ve kanun yolu

Mahkeme, iptal isteminde işlemin hukuka uygun olup olmadığını denetler; tam yargı isteminde ise zararın varlığını, miktarını ve idarenin sorumluluğunu değerlendirir. Karara karşı, tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulur. Kanunda temyize açık tutulan kararlarda Danıştay’a başvuru süresi de otuz gündür.

Süreç boyunca ara kararlar, tebligatlar ve süre işleyen başvurular müvekkile aktarılır. Dosyanın sonucu hakkında öngörüde bulunulmaz; sonucu belirleyen unsur, işlemin dayandığı mevzuat ile dosyaya giren belgelerdir.

İdari Yargıda Kritik Süreler

İdari davalarda hak kaybının en sık nedeni, sürenin kaçırılmasıdır. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir ve bir gün geçirildiğinde dava esasa girilmeden usulden reddedilir. Aşağıdaki tablo mevzuatta öngörülen başlıca süreleri gösterir.

KonuSüreDayanak
İdare mahkemesinde dava açmaTebliğ, yayın veya ilanı izleyen günden itibaren 60 günİYUK m. 7
Vergi mahkemesinde dava açmaTebliği izleyen günden itibaren 30 günİYUK m. 7
Üst makama başvuruDava açma süresi içinde yapılır, süreyi durdururİYUK m. 11
İdarenin cevap vermemesi (zımni ret)30 günİYUK m. 10 ve m. 11
İdari eylemden doğan zararda idareye başvuruÖğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde eylemden itibaren 5 yılİYUK m. 13
İvedi yargılama usulünde dava açma30 günİYUK m. 20/A
Yürütmenin durdurulması kararına itirazTebliği izleyen günden itibaren 7 gün, bir defaya mahsusİYUK m. 27
İstinaf başvurusuKararın tebliğinden itibaren 30 günİYUK m. 45
Temyiz başvurusuKararın tebliğinden itibaren 30 günİYUK m. 46
Memur disiplin cezasına itirazKararın tebliğinden itibaren 7 gün657 sayılı Kanun m. 135
İdari para cezasına sulh ceza hâkimliğine itirazTebliğ veya tefhimden itibaren 15 günKabahatler K. m. 27

Tabloda yer alan altmış günlük genel süre, özel kanunlarda başka bir süre öngörülmediği hâllerde uygulanır. Uygulamada birçok düzenleme kendi süresini getirir; bu nedenle elinizdeki işlemin dayandığı kanunun ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

İptal Davası ile Tam Yargı Davası Arasındaki Fark

İdari yargıda açılan davaların büyük bölümü bu iki türden birine girer. Ayrım, talebin ne olduğuna göre yapılır.

İptal davası, bir idari işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ortadan kaldırılmasını amaçlar. Denetim beş başlık üzerinden yapılır: işlemi yapan makamın yetkisi, uyulması gereken şekil kuralları, işlemin dayandığı sebep, doğurduğu sonuç ve güdülen amaç. Bu davada mahkeme idarenin yerine geçip yeni bir karar vermez; yalnızca işlemin hukuka uygunluğunu denetler.

Tam yargı davası, idarenin işlem veya eyleminden doğan zararın giderilmesini amaçlar. Burada mahkeme bir parasal sonuç kurar. İdari işlemden doğan zararda dava, işleme karşı doğrudan ya da iptal davasıyla birlikte açılabilir. İdari eylemden doğan zararda ise önce idareye başvurmak zorunludur: eylemi yazılı bildirim üzerine veya başka bir yolla öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde başvuru yapılır.

İki dava aynı olaydan doğabilir. Örneğin hukuka aykırı bulunan bir göreve son verme işleminde hem işlemin iptali hem de yoksun kalınan parasal haklar istenebilir. Bu tercihin dosyanın başında yapılması, ilerleyen aşamada süre sorunu yaşanmaması açısından önemlidir.

Yürütmenin Durdurulması

İdari dava açılması, kural olarak işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Yıkım kararı, ruhsat iptali veya göreve son verme gibi işlemlerde dava sonuçlanana kadar geçen sürede telafisi güç durumlar doğabilir. Kanun bu nedenle yürütmenin durdurulması kurumunu öngörür.

Karar verilebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi aranır: işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması. Şartlardan biri karşılanmıyorsa istem reddedilir. Mahkeme, gerekli gördüğünde teminat karşılığında karar verebilir.

Yürütmenin durdurulması istemi hakkındaki karara karşı, tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez istemde bulunulamaz; bu nedenle ilk istemin gerekçesinin belgeleriyle birlikte kurulması gerekir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

İdari uyuşmazlıklarda genel görevli yargı yeri idare mahkemesidir. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin işlerde vergi mahkemesi görevlidir. Kanunda ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’a bırakılan işler ise doğrudan Danıştay’da görülür; Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki düzenleyici işlemlere karşı açılan davaların bir bölümü bu kapsamdadır.

Yetki, kural olarak işlemi yapan idarenin bulunduğu yer mahkemesine aittir. Taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazın bulunduğu yer, kamu görevlilerine ilişkin işlerde ise kural olarak görev yapılan yer esas alınır.

İdari para cezalarında ayrım şudur: kabahat niteliğindeki fiil nedeniyle yalnızca idari para cezası verilmişse itiraz sulh ceza hâkimliğine yapılır. Para cezasının yanında kapatma veya faaliyetten men gibi başka bir yaptırım da uygulanmışsa uyuşmazlık idare mahkemesinin görevindedir.

İzmir’de idare ve vergi mahkemeleri, Konak ilçesindeki Çınarlı Mahallesi’nde bulunan İzmir Bölge İdare Mahkemesi binasında görev yapar. İstinaf incelemesi de aynı binadaki idari dava daireleri ile vergi dava dairelerince yapılır. İzmir Bölge İdare Mahkemesi’nin yargı çevresine İzmir’in yanı sıra Aydın, Denizli, Manisa, Muğla ve Uşak illeri dahildir.

Çalışma Biçimimiz ve Vekâlet Süreci

Görüşmeler büroda yüz yüze yapılabildiği gibi çevrim içi olarak da yürütülebilir. İlk görüşmeye elde bulunan belgelerin getirilmesi değerlendirmeyi hızlandırır. İdari dosyalarda bu belgelerin başında şunlar gelir: işlemin tebliğ edildiği yazı ve tebliğ tarihini gösteren belge, varsa soruşturma raporu veya tutanak, kuruma yapılmış önceki başvurular ve alınan cevaplar.

Tebliğ tarihi bu belgeler arasında ayrı bir yer tutar. Süre bu tarihten işlediği için, tebliğ alındısının bulunamadığı dosyalarda öncelikle bu tarihin belgeyle ortaya konması gerekir.

Vekâletname noterde düzenlenir ve idari davalar için genel dava vekâletnamesi yeterlidir. Vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve işin kapsamı dikkate alınarak görüşmede belirlenir. Dosya boyunca ara kararlar, tebligatlar ve süre işleyen başvurular müvekkile yazılı olarak aktarılır.

İzmir’de Hizmet Verdiğimiz Bölgeler

Büro Konak’ta bulunur ve İzmir’in tüm ilçelerinden gelen idari uyuşmazlıklar takip edilir. Merkez ilçelerde belediye işlemleri ve imar uygulamalarından doğan dosyalar öne çıkarken, sanayi yoğun ilçelerde ruhsat, çevre ve işletme izinlerine ilişkin işlemler daha sık gündeme gelir.

Sık Sorulan Sorular

İdari dava açma süresi kaç gündür? Özel kanunlarda ayrı bir süre öngörülmemişse idare mahkemelerinde süre altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Süre; tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar ve tebligatın yapıldığı gün hesaba katılmaz.

Dava açmadan önce kuruma başvurmam gerekir mi? İdari işlemlere karşı bu başvuru zorunlu değildir, ancak dava açma süresi içinde yapılabilir ve süreyi durdurur. İdari eylemden doğan zararın tazmininde ise durum farklıdır: orada idareye başvuru dava şartıdır ve yapılmadan açılan dava usulden reddedilir.

Kuruma başvurdum, hiç cevap gelmezse ne olur? Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve bu tarihten itibaren dava açma süresi işler. Üst makama yapılan başvuruda, başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır; süre baştan başlamaz.

Dava açtım, işlem uygulanmaya devam eder mi? Kural olarak evet. Dava açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Durdurulması için ayrıca yürütmenin durdurulması istenir ve mahkeme, telafisi güç veya imkânsız zarar ile açıkça hukuka aykırılık şartlarının birlikte gerçekleştiğini görürse karar verir.

Yürütmenin durdurulması istemim reddedildi, ne yapabilirim? Karara karşı, tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Aynı sebeplere dayanarak yeniden istemde bulunulamaz; ancak dosyaya yeni bir durum girdiğinde değerlendirme değişebilir.

Memur olarak aldığım disiplin cezasına nasıl itiraz ederim? Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde disiplin kuruluna itiraz edilir. İtiraz edilmezse ceza kesinleşir. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yolu açıktır ve dava süresi genel kurala tabidir.

İdari para cezasına nereye itiraz edilir? Kabahat nedeniyle yalnızca idari para cezası verilmişse itiraz, tebliğ veya tefhimden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine yapılır. Para cezasıyla birlikte kapatma gibi başka bir yaptırım da uygulanmışsa uyuşmazlık idare mahkemesinde görülür.

İmar planına karşı ne zaman dava açabilirim? Plan bir ay süreyle askıya çıkarılır ve bu süre içinde plana itiraz edilebilir. İtiraz reddedilir veya cevapsız kalırsa, genel dava açma süresi içinde iptal davası açılır. İtiraz edilmediğinde ise dava süresi askı süresinin sonundan itibaren işler.

İdari davada duruşma yapılır mı? İdari yargılama kural olarak yazılı usule dayanır. Kanunda öngörülen parasal sınırın üzerindeki davalarda taraflardan birinin istemi üzerine duruşma yapılır. Bu sınırın altındaki dosyalar kural olarak dosya üzerinden karara bağlanır.

Karara karşı hangi kanun yoluna başvurulur? İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı, tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulur. İstinaf kararlarının bir bölümü kesindir; kanunda temyize açık tutulan kararlarda Danıştay’a başvuru süresi de otuz gündür.

İdari davada avukatla temsil zorunlu mu? Zorunlu değildir. Buna karşılık idari yargıda süreler hak düşürücüdür ve kaçırıldığında geri alınamaz; dosya ilk inceleme aşamasında süre veya görev yönünden reddedildiğinde esasa hiç girilmez. Bu nedenle kendi durumunuz için hukuki değerlendirme almanız yerinde olur.

İletişim

Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz. Büro Konak’ta bulunur ve görüşmeler hafta içi mesai saatlerinde, önceden belirlenen randevu düzeniyle yapılır. Büronun çalışma alanları ve iletişim bilgileri için hakkımızda sayfamıza bakabilirsiniz.


Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Diğer Çalışma Alanlarımız

Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Logo Bize WhatsApp İle Ulaşın