· Av. Bartu Uçar · İş Hukuku · 8 dk okuma süresi
Avukat Bulundurma Zorunluluğu 2026: Şirket ve Kooperatif
Anonim şirketlerde 1.250.000 TL sermaye eşiği, yüz ortaklı yapı kooperatifleri ve 2026 yılında aylık 66.060 TL'ye ulaşan idari para cezası nasıl hesaplanır?

Ana Sayfa › İzmir İş Avukatı › Avukat Bulundurma Zorunluluğu
Kısa Giriş
Bazı anonim şirketler ve yapı kooperatifleri, isteğe bağlı olarak değil kanun gereği sürekli bir avukatla çalışmak zorundadır. Avukat bulundurma zorunluluğu 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinde düzenlenmiştir ve yerine getirilmediği her ay için ayrı idari para cezası doğurur. 2026 yılında bu ceza aylık 66.060 TL düzeyindedir.
Yükümlülüğün iki ayrı ölçütü vardır: anonim şirketlerde esas sermaye tutarı, yapı kooperatiflerinde ortak sayısı. Aşağıda bu eşiklerin 2026 yılında nasıl hesaplandığı, cezanın kim tarafından verildiği ve sözleşmenin hangi hukuki niteliği taşıdığı ele alınmaktadır. Konunun çalışma ilişkisine bakan yüzü, iş hukuku uyuşmazlıklarında sık karşılaşılan bir tartışmaya dayanır.
Avukat Bulundurma Zorunluluğu Nedir?
Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin üçüncü fıkrası, belirli büyüklüğü aşan kuruluşlara sözleşmeli bir avukat bulundurma yükümlülüğü getirir. Hüküm, Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen asgari esas sermaye tutarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatiflerini kapsar.
Buradaki amaç kuruluşun temsil edilmesinden ibaret değildir. Kanun koyucu, belirli ölçeğin üzerindeki tüzel kişilerin işlemlerinin sürekli hukuki denetim altında yürümesini hedeflemiştir. Bu nedenle yükümlülük, dava çıktığında avukatla vekâlet ilişkisi kurmakla karşılanmaz; kesintisiz bir sözleşme ilişkisi aranır.
Maddede geçen Türk Ticaret Kanunu atfı, mülga 6762 sayılı Kanun’un 272. maddesine yapılmıştır. Bu madde yürürlükten kalktığı için uygulamada karşılığı olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 332. maddesi esas alınır.
Anonim Şirketlerde 2026 Sermaye Eşiği
Türk Ticaret Kanunu’nun 332. maddesindeki asgari esas sermaye tutarı, 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 1 Ocak 2024 tarihinden geçerli olmak üzere 50.000 TL’den 250.000 TL’ye yükseltilmiştir. Avukatlık Kanunu bu tutarın beş katını aradığı için 2026 yılında geçerli eşik 1.250.000 TL’dir.
| Ölçüt | 2026 değeri | Dayanak |
|---|---|---|
| Anonim şirkette asgari esas sermaye | 250.000 TL | TTK m. 332, 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı |
| Avukat bulundurma eşiği (beş kat) | 1.250.000 TL | Avukatlık Kanunu m. 35/3 |
| Yapı kooperatifinde ortak sayısı | 100 ve üzeri | Avukatlık Kanunu m. 35/3 |
| Aylık idari para cezası | 66.060 TL | Brüt asgari ücretin iki katı |
Eşik hesabında şirketin esas sözleşmesinde yazılı ve ticaret siciline tescil edilmiş sermaye dikkate alınır. Sermayesi 1.250.000 TL’ye ulaşan bir şirkette yükümlülük, sermaye artırımının tescil edildiği tarihten itibaren doğar. Şirketin fiilen dava dosyası bulunup bulunmaması sonucu değiştirmez.
2026 yılı bu başlıkta ayrıca önemlidir. 7511 sayılı Kanunla Türk Ticaret Kanunu’na eklenen geçici 15. madde uyarınca, 1 Ocak 2024’ten önce tescil edilmiş ve sermayesi 250.000 TL’nin altında kalan anonim şirketlerin 31 Aralık 2026 tarihine kadar sermayelerini bu tutara yükseltmesi gerekir. Ticaret Bakanlığı bu süreyi en çok iki kez birer yıl uzatabilir. Sermaye artırımı planlayan şirketlerin, artırım sırasında 1.250.000 TL sınırının aşılıp aşılmadığını da hesaba katması gerekir.
Yapı Kooperatiflerinde Ortak Sayısı Eşiği
Kooperatifler bakımından ölçüt sermaye değil ortak sayısıdır. Ortak sayısı yüze ulaşan veya bu sayıyı aşan yapı kooperatifleri sözleşmeli avukat bulundurmak zorundadır. Kooperatifin bilanço büyüklüğü, arsa değeri veya inşaat aşaması bu değerlendirmede rol oynamaz.
Hüküm yalnızca yapı kooperatiflerini kapsar. Konut yapı kooperatifleri ve işyeri yapı kooperatifleri bu tanım içindedir. Tarımsal kalkınma, tüketim, taşıma veya kredi kooperatifleri gibi başka amaçlarla kurulmuş kooperatifler, ortak sayısı yüzü aşsa bile bu yükümlülüğün dışındadır.
Ortak sayısı değişken olduğu için yükümlülük de değişebilir. Sayı sonradan yüze ulaştığında zorunluluk doğar, yüzün altına indiğinde ise ileriye dönük olarak sona erer. Ancak eşiğin aşıldığı dönemde avukat bulundurulmamışsa, o aylara ilişkin sorumluluk ortadan kalkmaz. Kooperatif yönetim kurulu üyelerinin ortak kayıtlarını bu yönüyle de izlemesi gerekir.
Sayının hesabında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na göre tutulan ortak listesi esas alınır. Ortaklıktan çıkma, çıkarılma ve devir işlemleri bu listeye işlendiği tarihte sonuç doğurur. Bu nedenle yüz sınırına yakın kooperatiflerde ortaklar defterinin güncel tutulması, yalnızca kooperatif hukuku bakımından değil bu yükümlülük bakımından da önem taşır.
Zorunluluk Kimleri Kapsamaz
Uygulamada en sık yapılan yanlış, kuralın bütün şirketlere uygulandığının sanılmasıdır. Kapsam, kanunun lafzıyla sınırlıdır.
- Limited şirketler yükümlülük dışındadır. Sermayesi ne olursa olsun bu madde limited şirketlere uygulanmaz.
- Kollektif ve komandit şirketler kapsam dışındadır.
- Kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş anonim şirketler bakımından madde esas sermaye sistemine göre kurulmuştur. Kanunda bu şirketler için ayrı bir yaptırım öngörülmediğinden idari para cezasının bunlara uygulanması tartışmalıdır.
- Dernek ve vakıflar ile yapı kooperatifi niteliğinde olmayan kooperatifler kapsam dışındadır.
Kapsam dışında kalmak, kuruluşun hukuki desteğe ihtiyacı olmadığı anlamına gelmez. Yalnızca kanuni bir zorunluluğun ve buna bağlı yaptırımın bulunmadığını gösterir.
Yükümlülüğe Uyulmazsa: İdari Para Cezası
Avukatlık Kanunu m. 35/3, aykırılık hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından idari para cezası verilmesini öngörür. Ceza, sözleşmeli avukat tayin edilmeyen her ay için ayrı ayrı uygulanır ve sanayi sektöründe çalışan on altı yaşından büyük işçiler için ihlal tarihinde yürürlükte olan asgari ücretin iki aylık brüt tutarı kadardır.
2026 yılı brüt asgari ücret, 26 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu Kararı ile 33.030,00 TL olarak belirlenmiştir. Buna göre 2026 yılında her bir ay için uygulanacak ceza 66.060 TL’dir. Hesabın brüt tutar üzerinden yapıldığına dikkat edilmelidir; net ücret üzerinden yapılan hesaplar gerçek yükü olduğundan düşük gösterir.
Süreç genellikle şu sırayla işler:
- Baro, kayıtlarında sözleşmeli avukatı görünmeyen kuruluşu tespit eder.
- Durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir.
- Cumhuriyet savcısı, ihlalin sürdüğü aylar için idari para cezası uygular.
- Karar kuruluşa tebliğ edilir.
Karara karşı, tebliğden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Bu süre ve merci 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesinden gelir. Başvuru yapılmazsa karar kesinleşir ve tahsil aşamasına geçilir. Yükümlülük daha sonra yerine getirilse bile, geçmiş aylara ilişkin kesinleşmiş cezalar geçerliliğini korur.
Yükümlülük Nasıl Yerine Getirilir?
Kanun, kuruluşun bir avukatla süreklilik taşıyan yazılı bir sözleşme kurmasını arar. Tek bir dava için düzenlenen vekâletname bu koşulu karşılamaz, çünkü yükümlülük dosya bazlı değil dönem bazlıdır.
Sözleşmenin kapsamı belirlenirken şu başlıkların yazılı hâle getirilmesi, sonradan çıkabilecek tartışmaları önler:
- Sözleşmenin süresi ve yenilenme biçimi.
- Danışmanlığın kapsamı, dava takibinin bu kapsama dahil olup olmadığı.
- Avukatın çalışma düzeni; işyerinde mi yoksa kendi bürosundan mı çalışacağı.
- Ücretin ödenme dönemi ve serbest meslek makbuzunun düzenlenme biçimi.
- Kuruluşa ait bilgilerin gizliliği ve sözleşmenin sona ermesi hâlinde dosya teslimi.
Sözleşme kurulduktan sonra avukatın bağlı olduğu baroya bildirim yapılması yerinde olur. Baro kayıtları, yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğine ilişkin tespitlerde başvurulan ilk kaynaktır. Bildirimi yapılmamış bir sözleşme fiilen var olsa da, kuruluşun eksik görünmesine ve gereksiz bir savcılık incelemesine yol açabilir.
Sözleşmeli Avukatın Hukuki Konumu
Kanun sözleşmenin türünü belirtmez, yalnızca sözleşmeli bir avukat aranır. Uygulamada iki farklı yapı kurulur ve aralarındaki fark iş hukuku bakımından sonuç doğurur.
Birinci yapıda avukat, kendi bürosundan çalışır ve kuruluşa danışmanlık verir. Burada ilişki vekâlet esasına dayanır. İkinci yapıda avukat, kuruluşun işyerinde, belirlenen çalışma saatlerinde ve talimat altında çalışır. Bu ilişki 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında iş sözleşmesi sayılabilir.
Ayrımda belirleyici ölçüt bağımlılıktır. Yargıtay, kendi bürosunu koruyan, çalışma düzenini kendisi belirleyen ve başka iş almasını engelleyen bir hüküm bulunmayan avukat bakımından iş ilişkisinin kurulmadığını kabul eder. Böyle bir uyuşmazlıkta görevli mahkeme iş mahkemesi değil genel mahkemedir.
Ayrımın pratik sonucu şudur: iş sözleşmesi varsa kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ücreti ve sigortalılık bildirimi gündeme gelir. İş güvencesi koşulları da oluşmuşsa fesih, işe iade talebinin konusu olabilir. Vekâlet ilişkisinde ise bu talepler doğmaz. Sözleşmenin başlıktaki adı değil, tarafların fiilen kurduğu çalışma düzeni esas alınır.
Sık Yapılan Hatalar
- Dava vekâletnamesini yeterli saymak. Tek bir dosya için verilen vekâletname, süreklilik taşıyan sözleşme yükümlülüğünü karşılamaz.
- Sözleşmeyi baroya bildirmemek. Sözleşmenin varlığı kadar kayda geçmesi de önemlidir; bildirim yapılmayan kuruluş tespit listelerinde eksik görünür.
- Cezayı tek seferlik sanmak. Yaptırım aylık olarak yenilenir ve bekleyen her ay yükü artırır.
- Sermaye artırımının sonucunu gözden kaçırmak. 31 Aralık 2026 intibak süreci nedeniyle sermayesini yükselten şirketler, farkında olmadan eşiği aşabilir.
- Kooperatifte ortak sayısını izlememek. Yeni ortak alımıyla yüz sınırının aşıldığı ay, yükümlülüğün başladığı aydır.
İlgili Konular
- İşe iade davası ve zorunlu arabuluculuk
- Kıdem tazminatı hesabı ve hak kazanma halleri
- Gayrimenkul ve yapı uyuşmazlıkları
- İzmir genelinde hizmet verdiğimiz bölgeler
Sık Sorulan Sorular
Limited şirketler de avukat bulundurmak zorunda mı? Hayır. Avukatlık Kanunu m. 35/3 yalnızca belirli sermaye eşiğini aşan anonim şirketler ile yüz ve üzeri ortağı olan yapı kooperatiflerini kapsar. Limited şirketler için böyle bir zorunluluk bulunmaz.
2026 yılında sermaye eşiği kaç TL? 1.250.000 TL. Bu tutar, Türk Ticaret Kanunu’ndaki 250.000 TL asgari esas sermayenin beş katı olarak hesaplanır.
Ceza her ay yeniden mi uygulanır? Evet. Kanun, sözleşmeli avukat tayin edilmeyen her ay için ayrı ceza öngörür. Yükümlülük yerine getirilinceye kadar tutar aylık olarak birikir.
Şirket avukatı işçi sayılır mı? Duruma göre değişir. Avukat işyerinde, belirlenen saatlerde ve talimat altında çalışıyorsa iş sözleşmesi kurulmuş sayılabilir. Kendi bürosundan bağımsız biçimde danışmanlık veriyorsa ilişki vekâlet niteliğindedir.
Kooperatifin ortak sayısı yüzün altına düşerse ne olur? Zorunluluk ileriye dönük olarak sona erer. Ancak eşiğin aşıldığı aylara ilişkin sorumluluk ve varsa kesilmiş cezalar geçerliliğini sürdürür.
Cezaya nereye itiraz edilir? Sulh ceza hâkimliğine. Başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren 15 gündür.
Bir avukat birden fazla şirketle sözleşme yapabilir mi? Kanun sayı sınırı getirmez. Ancak avukatın çatışan menfaatleri temsil yasağına ve mesleki yükümlülüklerine uyması gerekir.
Sonuç
Avukat bulundurma zorunluluğu, 2026 yılında sermayesi 1.250.000 TL ve üzerinde olan anonim şirketler ile yüz ve daha fazla ortağı bulunan yapı kooperatifleri bakımından geçerlidir. Yaptırım aylık işlediği için gecikmenin maliyeti hızla büyür ve sonradan sözleşme yapılması geçmiş aylara ilişkin cezaları ortadan kaldırmaz.
Sermaye intibak sürecinin 31 Aralık 2026’da tamamlanacak olması, birçok şirket için eşiğin yeniden hesaplanmasını gerektirecektir. Kuruluşunuzun bu kapsama girip girmediği ve kurulacak sözleşmenin niteliği konusunda hukuki değerlendirme almak için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları içinde değerlendirilmelidir.
